Bir gün bu hayat boyu süren aşk hikayesini bestelemem gerek...
Hayatımın en büyük aşkı klasik piyanistlik: Geç başlayan biri olarak hiçbir zaman konser piyanisti seviyesine ulaşamadım, hiçbir zaman bir orkestra ile konçerto çalma şansım olmadı, ancak çok sayıda solo resital verdim ve çoğu zaman geniş bir bilgi birikimine sahip bir piyanist olarak kabul edilirim. 20'li yaşlarımda kazandığım her kuruşu Yamaha C3 kuyruklu piyanomu almak için kullandım, ancak bundan kesinlikle pişmanlık duymuyorum! Tekniğimi korumaktan, yeni eserler öğrenmekten, doğaçlama yapmaktan ve diğer piyanistlerin yorumlarını dinlemekten asla bıkmıyorum. On yıldan fazla bir süre boyunca piyano dersleri verdim, ancak öğretmenlik kendi çalışıma zarar veriyor ve enstrümanımdan keyif alamaz hale geliyorum. Bu yüzden, mesela uluslararası seviye sınavlarına girmek gibi belirli bir hedefe yönelik bire bir piyano dersi vermemeyi tercih edyorum. Bunun yerine piyano üzerine dersler, atölye çalışmaları ve sunumlar yapmaktan memnuniyet duyarım: stilistik ve/veya müzikolojik açıdan piyanonun tarihsel gelişimi, teknikleri, repertuvarı ve performans geçmişini zevkle anlatırım. Anlatmayı sevdiğim konulardan birkaçı, kaydedilen dönemin tarihi boyunca belirli bestecilerin müziğinin nasıl icra edildiği veya piyano yapım yenilikleri ve teknikleri olarak örneklenebilir. Bu muhteşem enstrümanı öğrenmeye doyamıyorsanız bilginizi artıracak doğru kişi ben olabilirim. Tabii sizin için bir etkinlikte piyano çalabilirim, istediğiniz bir piyano eserini analiz edebilirim, bir video oluşturabilirim... Konuşalım!